Travma, kişinin kontrolü ve gücü dışında maruz kaldığı, benlik bütünlüğünü korumaya yönelik tehdit içeren her şeyi kapsayabilir. Bunlar;

Hayati bir kaza,

Doğal afet,

Sevdiğin birinin kaybı,

Fiziksel veya cinsel saldırı,

Duygusal ihmal ve istismar,

Kronik hastalık/kanser tanısı almak,

Travmatik doğum,

Zorbalık/Irkçılık gibi deneyimlerdir.

Yukarıda belirtilen ya da farklı korkutucu, stresli, acı verici bir olaydan sonra veya uzun süreli travmatik bir deneyimden sonra Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) gelişebilir. Yaşanılan stres, ıstırap veya korku sonucu kişi;

Travmayı yeniden deneyimleme hissi,

Travmayla ilgili rahatsız edici düşünce ve duygular,

Travmayı anımsatan ipuçlarına karşı fiziksel ve

 Zihinsel tepkiler, örn. nefes darlığı, kafa karışıklığı,

Travmayı anımsatacak ipuçlarından kaçınma,

Kabuslar, güvensizlik, öfke vb. belirtiler yaşayabilir.

TSSB, travma yaşayan 3 kişiden 1'inde gelişebilmektedir. Travmanın patolojiye dönüşmesine yatkın hale getiren en önemli etkenler, sosyal destekten uzak olmak, yalnızlık, geçmişteki depresyon veya kaygı bozuklukları gibi tanıların varlığıdır. Dolayısıyla, travmanın ardından süreğen semptomlar yaşıyorsanız, kendinizi yalnız ve duygusal yönden zayıflamış düşünüyorsanız travma terapisi almak için geç kalmadan uzman yardımı almalısınız. Travma terapisi sizin, acı anılarla başedebilir düzeye erişmenizi ve kaybettiğiniz güç ve kontrol hislerini onararak güven duygusunu yeniden inşa etmenizi sağlayacaktır.

Klinik Psikolog Şeyma Ünal