Siberkondri, bir kişinin, tıbbi bilgileri aramak için interneti kullanarak kendisinde yarattığı veya şiddetlendirdiği sağlıkla ilgili endişesini ifade eder. Bir İngiliz gazetesi bu terimi 2000’li yılların başında hipokondri kelimesi üzerinde bir oynama yaparak icat etmiştir. Hipokondri gibi, siberkondri de sağlıkla ilgili aşırı endişe duymayı içerir. Bununla birlikte, internete erişimin çok yaygın olmasından dolayı, siberkondrinin daha fazla insanı etkilediği aşikardır. Geçmişte, hipokondrisi olanlar sağlıkları hakkında bilgi almak için hekimleri veya kütüphaneleri ziyaret etmek zorunda kalırlarken; günümüzde, bir bilgisayar faresine birkaç tıklama ile çok miktarda bilgiye erişmek mümkündür.
Sağlık sorunu yaşayan birçok kişi kendi kendine teşhis koymak için internete başvurur. Bazı insanlar için bu bilgi, bir rahatlama hissine veya tıbbi durumlarının daha iyi anlaşılmasına yol açabilirken; diğer insanlar için bu bilgi, sağlıkla ilgili endişelerini şiddetlendirir.
Siberkondri terimi, arama sonuçlarının ve internetteki literatürün gözden geçirilmesine dayalı olarak, yaygın semptomatoloji hakkındaki endişelerin temelsiz artışına atıfta bulunmak için kullanılır. Çevrimiçi sağlık bilgilerine erişim, insanları belirli sağlık koşullarının doğası, nedenleri, önlenmesi ve tedavisi hakkında eğitmek gibi potansiyel faydalara sahiptir. Bununla birlikte, sağlıkları konusunda sıkıntılı veya endişeli olan bazı insanlar için, kendi kendine teşhis veya güvence elde etmek amacıyla internete erişilebilir. Web, özellikle Web araması bir teşhis prosedürü olarak kullanıldığında, tıbbi eğitimi çok az olan veya hiç olmayan kişilerin endişelerini artırma potansiyeline sahiptir. Cyberpsychology and Behavior dergisinde yayınlanan Baumgartner and Hartmann (2011), sağlıkları konusunda daha endişeli olan insanların, sağlık bilgileri için internette daha sık arama yaptığını belirtmişlerdir. Ayrıca, siberkondri, sağlıkla ilgili bilgiler için internette aşırı veya tekrarlanan aramalarla ilişkili artan sağlık kaygısı veya distress olarak tanımlanmıştır (Starcevic ve Berle, 2013). Siberkondri, yalnızca çevrimiçi sağlık bilgisine ulaşmayı değil, aynı zamanda sıkıntı ve endişeye neden olan ve / veya bunlara yol açan aşırı miktardaki aramaları da içerir. White ve Horvitz (2003) araştırmasında 515 kişinin sağlıkla ilgili arama deneyimlerinden oluşan,bir anketle desteklenen, insanların çevrimiçi tıbbi bilgileri nasıl aradıklarına dair bir çalışma gerçekleştirilmiştir. Çalışma sonuçları, web arama motorlarının tıbbi endişeleri artırma potansiyeline sahip olduğunu göstermektedir. Artışın, kullanıcılar tarafından görüntülenen tıbbi içeriğin miktarı ve dağılımı, ziyaret edilen sayfalarda yükselen terminolojinin varlığı ve bir kullanıcının rahatsızlıklar için daha makul açıklamalar aramaya karşı yükselme eğilimi ile ilişkili olduğunu göstermişler. Ayrıca, bu yükselişleri takiben oturum sonrası kaygısının sürekliliğini ve bu tür kaygıların birden çok oturumda kullanıcının diğer etkinliklerini kesintiye uğratma üzerindeki etkisini de göstermişlerdir.
Depresyon veya anksiyetesi olan kişilerin siberkondri eğilimi daha yüksektir. Ayrıca yeni bebekleri hakkında çevrimiçi araştırma yapmaları çok yaygın olduğundan, ilk kez anne-baba olan ebeveynler de siberkondriye eğilimlidir.
İnternette çok fazla miktarda bilgi bulunsa da bu bilgiler her zaman doğru veya gerçek değildir. Bloglar ve çevrimiçi destek grupları genellikle kanıta dayalı araştırmalar sunmak yerine üyelerin görüşlerine ulaşılabilmesini sağlar. Bu faktörler, insanları yaygın veya belirsiz semptomların ciddi tıbbi teşhisleri temsil ettiğine ikna edebilir. Siberkondrili insanlarda zaten vücut farkındalığı çok yüksektir. Yanlış bilgiler de kaygılarını artırabilir ve bu da semptomlarının etkili bir şekilde daha kötü görünmesine neden olabilir.
Psk. Gizem İkiz