Anormal ve sıradışı bir salgının içinden geçmeye devam ettiğimiz bu zamanda, hastalık boyutunun haricinde psikolojik sağlıkla ilgili şikayetlerde de genel bir artış gözlenmektedir. Salgına doğrudan veya dolaylı olarak maruz kalan kişilerde benzer olarak görülebilen belirtiler şunlardır:

  • Öz bakımda azalma, uyku, beslenme değişiklikleri,
  • Aşırı yorgunluk, bitkinlik, baş ağrıları,
  • Sindirim sistemi bozuklukları,
  • Dikkat dağınıklığı, kontrol kaybı,
  • Hastalık belirtilerini taramaya yönelik davranışlar,
  • Kişilerarası ilişkilerde gerginlik ve
  • Daha önce var olan rahatsızlıkların şiddetinde artma

Bu belirtilere benzer bir veya birkaç belirtinizin mevcut olduğunu düşünüyorsanız, salgının psikolojik etkilerine karşı kendinizi bakıma almalısınız.

Salgına Karşı Psikolojik Bakım

  1. Önce İhtiyacınızı Saptayın: Salgının başlangıcından bu yana, "Neler oluyor, olan bitenler arasında nasıl hissediyorum" diye kendine sormak ve yaşadıklarını tanımlamak gerekiyor. Yoğun kaygı, keder, yas, çaresizlik, güvensizlik, suçluluk, şüphecilik, içe kapanma gibi duygu ve hislerden sizde hangileri var, bunları tespit etmeniz, anlamlandırmanız ve dışa aktarmanız önemli. Çünkü; düşündüğümüzde ve konuştuğumuzda bulaş olmayız, aksine sosyal ilişkiler kurmak duygularımızı regüle eder.
  2. Belirtilerinizin Farkında Olun: Nefes darlığı, çarpıntı hissi, titreme, uyuşma vb. belirtiler stresin bedensel yanıtlarıdır. Bu işaretlerin varlığını görmezden gelmek ya da belirtilerle zihnen aşırı meşgul olmak işleri daha zorlaştırabilir. Stres yönetiminde zorluk yaşıyorsanız ve kontrol etme yöntemleri belirtilerinizin şiddetini daha da arttırıyorsa bu durum yardıma ihtiyacınız olduğunu gösterir.
  3. Düşünce Sistemi ve Çarpıtmalarınızı Düzenleyin: Gün içerisinde "Hiçbir şey düzelmeyecek", "Tedbirler işe yaramayacak", "Tetikte olmalıyım", "Kontrol etmezsem her an bana bulaşabilir", "Ya hasta olursam ve hastaneye yetişemezsem" gibi yaygın inanç ve zihinsel çarpıtmalar mevcutsa olumsuz duygudurumların yaşanması beklenebilir bir durum. Bazen de bu düşünceler sözel olarak değil de bir simge olarak yaşanabilir; mesela boğulma anına dair bir görüntü veya ambulans siren sesinin canlandırılması gibi. Bunlar zihine geldiğinde; öncelikle, değiştiremeyeceğiniz ve kontrolünüz dışında olabilecek şeyleri kabul etmeniz gerektiğini kendinize hatırlatmalısınız. Salgın döneminde gelecek ile ilgili sizi yoran, duygu durumunuzu olumsuz etkileyen istenmeyen düşünceler ve tasarılarla baş etmenizin en iyi yolu an'da kalmak ve şuanın gerçekliğini yaşamaktır. Bu açıdan baş etmenize yardımcı olabilecek aşağıdaki ipuçlarını uygulayabilirsiniz: