Otizm spektrum bozukluğu; bebeklikten itibaren karşısındakinin gözüne bakmada, ortak dikkat ve işaret etme davranışlarındaki yetersizlik ve isteksizlikle kendini belli eden (Aydın, 2008), yaşamın ilk 3 yılında ya da daha öncesinde ortaya çıkan ve ciddi sosyal etkileşim ve iletişim bozukluğunun yanında sosyal davranış, dil, algısal fonksiyonlar, tekrarlayan davranışlar ve ilgilerle kendini gösteren, yaşam boyu süren, yaşla ve olgunlaşma ile belirtilerin görünümünde ve şiddetinde bireyden bireye farklılık gösterebilen, hafiften ağıra kadar değişen çeşitli özellikleri olan gelişimsel nörobiyolojik bir bozukluktur (Aydın ve Saraç, 2014; Baykara, 2003; Fein ve Dunn, 2007; Geller, 2008; Heflin ve Alaimo, 2007; Kanner, 1943; Keskin ve Alkış, 2001; Mastropieri ve Scruggs, 2010; Şener ve Özkul, 2013; Turkington ve Anan, 2007; Webber ve Scheuermann, 2008).Günümüzde OSB’yi tanılamak üzere kullanılabilecek tıbbî bir test bulunmamaktadır. Tanılama, ilgili uzman doktorlar tarafından otizm spektrum bozukluğuna özgü davranışsal değerlendirmeler yoluyla yapılmaktadır.

OSB’nin erken tanılanması ve erken müdahalenin yapılabilmesi için doğumdan hemen sonra 12-18 aylar arasında ortaya çıkan belirtileri dikkate almak önemlidir; çünkü çocuklarda 24 aydan önce OSB tanısı koymak oldukça zordur. Bu belirtiler anne-babalar ya da kısa süreli muayene sırasında hemşire, doktor gibi sağlık personeli tarafından fark edilebilir (Sayan ve Durat, 2007). Anne-babalar ve doktorlar her çocuğun birbirinden farklı olduğunu, her çocuğun gelişimsel hızının aynı olmadığını bilmeleri gerekmektedir. Anne-baba, çocuğun normal gelişimsel aşamalarda geç kaldığını, akranlarından yavaş geliştiğini farkederlerse zaman geçirmeden çocukları ile ilgili kaygılarını bir çocuk doktoru ile paylaşmaları gerekmektedir. OSB olan çocuklarda görülen erken belirtiler şöyledir:

-6. aydan itibaren başkalarına sıcak bir şekilde gülümsememek  9. aydan itibaren seslere, gülümsemelere ve yüz ifadelerine tepki vermemek  12. aydan itibaren agulamamak ve parmakla bir nesne ya da kişiyi işaret ederek göstermemek, “bay bay” gibi jestleri yapmamak

-16. aydan itibaren tek bir sözcük söyleyememek 24. aydan itibaren iki sözcüklü basit cümleleri kuramamak

Hangi ayda olursa olsun gelişimde gerileme göstermek; örneğin, daha önce söylediği bazı sözleri söylememeye ya da yaptığı davranışları yapmamaya başlamak.

OSB olan bireyler gündelik yaşamlarındaki değişimlere karşı direnç gösterebilirler ve aynı şeyleri yapma konusunda ısrarcı davranışlar gösterirler. Sıradan değişikliklere karşı öfke nöbetleri geçirebilirler. Örneğin, yemek masasında aynı yerde oturma, okula aynı yoldan gitme, televizyonda sürekli aynı reklamları tekrar tekrar izleme, oyuncakları aynı sırayla yerleştirme ısrarı gibi davranışlar görülebilir. Oyuncak arabanın tekerleği ile oynama, gömleğinin düğmeleri ile oynama, döner sandalyeyi çevirme gibi nesneleri işlevleri dışında kullanma, nesnelerin parçaları ile ilgilenme, cansız nesnelere aşırı düşkünlük, farklı konulara ya da olaylara aşırı ilgi, bir yerden ayrılırken mantıksız (her yere ya da her şeye dokunma) ritüel davranışlar gibi davranışlar OSB tanılı bireylerde en fazla görülen takıntılı davranışlardır (Korkmaz, 2001; 2010).

 

https://images.app.goo.gl/KdYprnbgWw7bDNs68

 

OSB olan bireylerin erken çocukluk döneminden başlayarak ilkokul ve ortaokul eğitimini kapsayan okul dönemi ve yetişkinlik dönemindeki iş ve mesleki eğitim programları da dâhil olmak üzere yaşam boyu süren ve nitelikli bir özel eğitim hizmeti alabilmeleri önemlidir. Nitelikli özel eğitim hizmetlerinin sağlanması ise her bir dönemde OSB olan bireyin yaşına, özelliklerine ve gereksinimlerine göre işlevsel eğitim programlarının oluşturulması, program sayısının artırılması ve çeşitlendirilmesi ile mümkün olabilmektedir. Türkiye’de Milli Eğitim Bakanlığından alınan 2014 verilerine göre zorunlu eğitim çağındaki yaygın gelişimsel bozukluğa sahip çocuk sayısı 16837’dir. OSB’li bireylere sunulan özel eğitim hizmetleri MEB tarafından verilmekte olup buna ilişkin uygulama hükümleri “Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği”nde yer almaktadır. OSB’li bireyler, özel eğitim uygulama merkezinde, özel eğitim iş uygulama merkezinde, özel eğitim sınıflarında ya da normal gelişim gösteren akranlarıyla birlikte kaynaştırma sınıflarında eğitim görmektedir. Bu bireyler ayrıca özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde destek eğitim almaktadırlar.  Türkiye’deki ÖERM’nin %53,2’si yaygın gelişimsel bozukluğu olan bireylere hizmet vermektedir [9]. Bunun yanında, OSB olan çocuklar, okul öncesi dönemde okul öncesi kurumlara zorunlu ve destek özel eğitim hizmetleri sağlanmasıyla başarılı bir şekilde kaynaştırılabilmektedirler.